Mayıs 2009 için Arşiv

“Solar phone SHoo2″ Güneş enerjisiyle çalışan cep telefonu

Perşembe, 28 Mayıs 2009

Hem su geçirmez hem de çevreci… 29 Mayıs’ta satışa sunulacak telefonun bir özelliği daha var…

Şimdilik Japonya’da satışa sunulan Solar Phone SH002 isimli cep telefonu güneş ışığına 10 dakika doğrudan tutulunca yaklaşık olarak 1 dakika boyunca konuşma süresi ya da bekleme süresine erişiyor.

29 Mayıs’ta satışa sunulacak telefonun bir özelliği daha var. O da su geçirmemesi. Ayrıca spor ile ilgileniyorsanız yaktığını kaloriyi veya golf oynamayı öğrenebilirsiniz.

Çevreci yaklaşımlar son dönemde otomobillerden sonra elektronik cihazlarda da görülmeye başlandı. Sharp’ın ürettiği cep telefonu çevreci politikanın yeni ürünü olarak görünüyor.

Ayrıca firma cep telefonlarında kullanılabilecek olan güneş panelini ürettiği duyurusunda bulundu. LR0GC02 kod adlı modül cep telefonu ve diğer küçük cihazlar için geliştirildi. Geliştirilen modülün kalınlığı ise sadece 0.8 milimetre

kaynak: haberturk.com

Mini güneş enerji kollektörleri piyasaya sürüldü

Salı, 26 Mayıs 2009

Sharp firması tarafından yeni geliştirilen güneş panelleri küresel pazarda yerini aldı. Uygun fiyatlı bu güneş panelleri mobil platformlarda hayat bulacak.

Sharp’ın tanıttığı LR0GC02 güneş paneli modülünün küresel marketleri yerini alması yakın zaman içersinde birçok kendi kendini doldurabilen mobil cihaz göreceğimiz analamına geliyor. Bu yeni teknoloji ile üretilen güneş paneli sadece 0,8 mm kalınlığında ve bu endüstrinin en ince paneli.

Güneş enerjisi, yeşil çevre için gerekli bir teknoloji ve tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Bu panelin geliştirilmesinde çoklu kristal silisyum temel alınmış. Ve panelin maksimum gücü 300 mW olarak belirtiliyor. Bu teknoloji mobil cihazlar için yedek güç kaynağı olarak hayat bulacak.

kaynak: shiftdelete.net

Enerjisini güneşten sağlayan ilk eyalet “Florida”

Salı, 26 Mayıs 2009

Babcock Ranch Florida da bulunan 17 bin dönümlük araziya sahip belde.

  • 19500 hane
  • 8000 dönüm yeişllik alan
  • 6 milyon m² endüstriyel alan

300 milyon $’lık, 75 megawatt’lık solar enerji sağlayacak aletlerle donatılacak.

“KDDI” su geçirmeyen, güneş enerjisi ile şarj olabilen cep telefonu

Salı, 26 Mayıs 2009

Sharp tarafından KDDI için imal edilen bu cep telefonu, 10 dk güneşte bekledikten sonra 2 saatlik bekleme süresinde kalabiliyor.

KDDI, sharp tarafından geliştirilmiş

KDDI, sharp tarafından geliştirilmiş

“Bware” su ölçer

Salı, 26 Mayıs 2009

Bu seneki Greener Gadgets tasarım yarışmasında finale kalan bu su saatini musluğun ucuna takıyorsunuz ve alet küçük led ekranında sizin o musluktan ne kadar su kullandığınızı litre olarak gösteriyor.

Bu çevreci su saatini, yüksek gelen su faturasından dolayı huzurları kaçan kişiler de oldukça sevecektir.

kaynak: zamazing.org

“SunCat” Güneşle şarj edin

Salı, 26 Mayıs 2009

Suncat güneş pilleri, şarj edilebilir pillerin etrafına sarılan ince solar panellerden oluşuyor.

Basit ve oldukça başarılı bu pillerin tasrımcısı olan Knut Karlsen, bu fikrin yeni olmadığını fakat ilk kez bu şekilde hayata geçirildiğini dile getiyor.

kaynak : zamazing.org

Dalga enerjisi

Pazartesi, 25 Mayıs 2009

Güneş ışınları dünyanın temel enerji kaynağıdır. Dünya üzerinde kara ve denizlerin dağılımından dolayı gelen ışınların %70′i denizler tarafından tutulur. Bu sebeble uygun  yöntemler kullanılabildiğinde okayanuslar iyi bir enerji kaynağı olabilir. Bu enerji  deposu bilim insanlarının da dikkatini çekmiş ve denizler üzerine çeşitli çalışmalar  yapılmıştır. Bu çalışmalar birkaç bölümde özetlenebilir:

  • Yüzey suları derin sular arasındaki sıcaklık farkından yararlanan teknolojiler.
  • Gelgitlerin mekanik enerjisinden yararlanan sisemler.
  • Dalgalardan yararlanan sistemler.
  • Akıntılardan yararlaman sistemler.
  • Yüzey ve dip arasındaki tuzluluk farkından yararlanan sistemler.

Yerkürede 25° Kuzey ve 32° Güney enlemleri arasında, kutuplardan ekvatora doğru soguk su akıntısı oluşmaktadır. Bu sular ile yüzeydeki sıcak sular arasında yaklaşık 28°C sıcaklık farkı oluşur. İşte bu sıcaklık farkını bazı yöntemlerle elektrik enerjisi üretiminde kullamak mümkündür.
19. yüzyılda Fransız fizikçi Jacquest Arsène d’ Arsonval bu alanda somut çalışmalar yapmış ilk kişidir. Dipdeki soğuk sular ve yüzeydeki sıcak sular arasındaki sıcaklık farkı, Arsonval’in çalışmarının temelini olmuştur.

KAPALI ÇEVRİMLİ SİSTEMLER
Bu sistemde özel bir akışkan yüzeydeki sıcak sularla karşılaştığında buharlaşır ve buhar türbinini harekete geçirir. Daha sonra buhar dipteki soğuk sularla karşılaşır ve tekrar yoğunlaşır. bu işlem döngüsel olarak devam eder.
Uygulanabilir olmasına karşın bu sistem bazı kısıtlamalar içermektedir. Öncelikle yüzey ve 1000 metre derinlerdeki sular arasında en az 20°C sıcaklık farkı olması gerekir. Bununla birlikte döngü borularındaki sıvının debisinin saniyede 48 metreküp olması gerekir. Diğer bir önemli sorun da 300-400 metrelik 2,5m çaplı borulara ihtiyaç duyulmasıdır.
Bu tip santrallerin ilk örneği 1979 yılında Havaii açıklarında kurulmuştur. Yukardaki şartlar sağlanamadığı için üretim ancak 18kW’de kalmıştır. Sistemi verini ise %3 gibi çok küçük bir değerdedir.

Alabama Power Company, Photo K. W. Sanders Tarafından çekilmiştir.

Alabama Power Company, Photo K. W. Sanders Tarafından çekilmiştir.

AÇIK ÇEVRİMLİ SİSTEMLER
Bu sistemlerde özel bir akışkan yerine su kullanılır. Deniz suyunun kaynama sıcaklığı yüksek olduğu için dış basınç düşürülerek düşük sıcaklıklarda kaynama sağlanır. Aynı şekilde yoğunlaştırma işleminde de basınç değiştirilir. Bu hal değişimlerinde her 1MW için 1500 metreküp su buharlaştırılır. Bu da tatlı su eldesi demektir. Bu özellik sitemin en büyük artısıdır.
Fransa Denizden Yararlanma Araştırmaları Enstitüsü(IFREMER) 5MW gücündeki bir santrali Tahiti’de açmayı denemiştir. Ama bu ülkenin tatlı suya ihtiyaç duymaması araştırmanın durmasına sbep olmuştur. Havaii’de Ulusal Enerji Laboratuarı(NELH) 1987′de bir pilot uygulama başlatmıştır.
Aslında bu sistemler %3 civarında verimleriyle pek kullanışlı değillerdir. Fakat tatlı su üretimi ve bununla birlikte imkan bulan deniz ürünü yetiştiriciliği ömenli bir avantajdır.

Robin Evil Bob A@Flickr

DALGALAR VE GELGİTLER
Elektrik enerjisini gelgitler yoluyla oluşturma projesi 1970′lerde başlamıştır. Bu sistemim gelgit düzenine etkileri tam olarak bilinemeği için yer yer tartışmalara sebep olmuştur. Fransa’daki Rance Santrali 240MW’lık gücüyle dünyadaki en önemli gelgit satralidir. Ayrıca Rusya’da Kislaya Guba’da birkaç MW gücünde deneysel bir santral vardır.
Günümüzdeki dalga enerjisi teknolojilerinin çoğu gelgit ve dalga hareketlerinden yola çıkarak enerji üretmektedir.
1985′de Japon mühendis Masuda YOŞİO açık deizlerdeki ışıklı şamandıraların elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla dalgalardan yararlanan bir sistem geliştirmiştir. Sistemde dalgaların oluşturduğu hava akımı bir türbine dönme hareketi kazandırır ve türbin bu hareketi jeneratörüe ileterek elektrik üretilir. Japonya’daki 2MW gücündeki Kaimei Santrali buna örnektir.

heavybreasted@Flickr

heavybreasted@Flickr

Dalga Ve Gelgit Enerjisi

Denizdeki dalgaların hareketleri enerji üretmek için kullanılabilir. Rüzgarın türbinleri hareket ettirmesinde olduğu gibi denizdeki dalgalar da benzer şekilde görev yapabilir.
Deniz içinde yerleştirilen dalga türbinleri su akıntılarını elektriğe dönüştürmektedir.

Denizden elde edilen enerji; gelgit olaylarından, dalgalardan, yüzey akıntılarından elde edilebilir. Yukarıdaki uygulamanın bir örneği Fransa’da bulunmaktadır. Dünyanın ilk gelgit enerji jeneratörü olan  Rance gelgit santralı 1966 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Santralın gücü 240 MW’ttır.

kaynak: alternaturk.org

Güneş enerji teknolojileri

Pazartesi, 25 Mayıs 2009

temiz ve ucuz enerji ihtiyacımızla birlikte, son yıllarda yenilenebilir enerji kaynakları konusunda yapılan araştırmalar artmaya başladı. sanıyorum bu yenilenebilir enerji kaynaklarından en çok bilineni de güneş enerjisi. Güneş enerjisini çeşitli yollarla dönüştürerek ısınma ve elektrik enerjisi olarak kullanabiliyoruz. gelin elektrik enerjisine dönüştürme alanındaki yeni teknolojilerden bahsedelim.

antenlerle enerji yakalama
missouri üniversitesi’nin idaho ulusal labaratuvarı ile özel bir şirket ortak olarak güneşten enerji elde etme yolunda yepyeni bir yöntem geliştirdi : nanoantenler!

nanoantenler, yeryüzünün gün içerisinde güneşten alıp daha sonra atmosfere saldığı ısıyı bile elektrik enerjisine dönüştürebiliyor.
var olan güneş panellerinin verimi hemen hemen %20 dolaylarında. nanoantenler sayesinde bu oran %80′lere varabiliyor. ancak kullandığı anten yapısı dolayısıyla bazı sorunlar var ve henüz geliştirme aşamasında. panelde kullanılan katman güneş tayfını üç farklı bölüme ayırarak, pilin bu farklı ışınları emmeye hazır parçaları tarafından alınıp enerjiye dönüştürülüyor.

benzer bir yöntemi kulanan delaware üniversitesi bilim adamları %42,8 oranında verimlilik elde ederek nrel’in rekorunu geçtiğimiz günlerde kırmış oldu.

eldekini de değerlendirelim

başka araştırmacılar hazırda kullanılan güneş pillerinin verimliliğini arttıracak bir yöntem geliştirdiler. normal güneş pillerinin önüne konulan kristal halindeki bir katman sayesinde daha önce %21,9 olan verimliliği %23,2 ye çıkartabiliyor.

kılcal güneş panelleri

mcmaster üniversitesi araştırmacıları, karbon nanotüp dokusu üzerinde yüksek etkinlikli fotovoltaik materyalden yapılmış ışık soğurucu nanotelleri üretmeyi başardığını açıkladı.

silikondan daha çok enerji soğurabilen bu maddelerle, verimliliğin 5 yıl içinde %20′ye ulaşması hedefleniyor. kuramsal olarak da %40 dolaylarında bir verimlilik hedefi konmuş durumda. bu malzemenin şu anda güneş panellerinde neden kullanılmamasının nedeni çok pahalı olması.

alternatifler

yeni teknolojiler haricinde şuanda kullanılan panellerdeki verimliliği arttırmak için de yapılan bazı çalışmalar var. örneğin mit öğrencilerinin bulduğu bir yöntem ile her tarafta bulabileceğimiz ucuz malzemeleri kullanarak güneş ışığını yoğunlaştırabiliyoruz. bu malzemeler yalnızca pvc boru ve aynalardan oluşuyor.

güneş ışığını elektriğe dönüştürmek için kullanılan bir başka yöntem ise stirling motoru.

yüksek verimli güneş pilleri

abd enerji bakanlığı ulusal yenilenebilir enerji labaratuvar’ındaki (nrel) bilim insanları , güneş ışığının %40,8′ini elektriğe dönüştürebilen bir fotovoltaik aygıt geliştirdiklerini duyurdu. bu şimdiye kadar ulaşılabilen en yüksek verim.

motorun çalışma prensibi ısı farkının mekanik enerjiye dönüştürlmesine dayanıyor. motorun tek tarafına yoğunlaştırılan güneş enerjisi ile ısı farkı oluşturuluyor ve elde edilen mekanik enerji de elektrik enerjisine dönüştürülüyor.

elbette yeni teknolojiler bunlarla sınırlı değil. bunların yanında verimliliği arttırma ve maliyeti azaltma amacıyla yapılan bir çok çalışma var.

ne dersiniz, acaba herkes bir gün ihtiyaç duyduğu enerjiyi güneşten alabilecek mi?

kaynak: bildirgec.org

Güneş enerjili “stadyum” @Taiwan

Pazartesi, 25 Mayıs 2009

Dünyanın ilk güneş enerjili stadyumu Kaohsiung 2009 oyunları için Tayvan!da inşa edildi. 55000 seyirci kapasiteli stadyum MimarToyo Ito tarafından dizayn edildi. $150 mln üzerinde maliyeti olan stadyum. Üst kısmı 8844 adet güneş paneliyle kaplandı. Senede 1.14 milyon kws elektrik üreterek çevre yerleşimleri %80 elektrik enerjisini karşılayarak çevreye çok büyük katkısı olacak.

2835449306_5345d5e7e5_b3264253364_0e3b0b7845_b3264252338_2d30aebf5b_b

3263429403_217b1422d8_b3262648663_a3feb02833_b3260092328_a3517ec55f_o

3183559225_bea057ba96_b

“Dragonfly” New York’ta dikey çiftlik konsepti

Pazar, 24 Mayıs 2009

belçikalı bir firma olan VINCENT CALLEBAUT ARCHITECTURES imzalı bir yapı.Yusufçuğa benzediği için böyle bir yakıştırma yapılmış. Her kanatta tarım ve hayvancılık yapılabilecek. Kendini idare edebilecek kadar suyu üretebilecek, kendi biyo çeşitliliğini sağlayacak. 132 katlı, ve 600 metre boya sahip olan bu yapıda, 28 farklı tarım ve hayvancılık alanları olacak. Bunun yanında daireler, labratuarlarda bulunabilecek. Gelecekte galiba dikey yapıda tarım ve hayvancılık bolca kullanılacak yapılarda. Ayrıntılı bilgi edinmek veya binanın fotoğraflarına ulaşmak  için buraya tıklayabilirsiniz

dragonfly

dragonfly